Hukuk, Otomotiv Hukuku, Sigorta Hukuku

Araç Değer Kaybı Nedir? Tazminat Şartları Nelerdir?

Araç Değer Kaybı Nedir?

Araç değer kaybı, maddi hasarlı veya yaralanmalı/ölümlü trafik kazası neticesinde motorlu araçta meydana gelen hasar onarılsa dahi aracın orijinalliğini kaybetmiş olması nedeniyle; kaza öncesindeki aracın ikinci el piyasa değeri ile kaza sonrası onarıldıktan sonra aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen farktan kaynaklanan bir tazminat türüdür.

Araç Değer Kaybı Tazminatının Şartları Nelerdir?

Araç değer kaybı tazminatı talep edebilmek için ilk şart yaşanan kaza nedeniyle aracın ikinci el piyasa değerinde bir düşüş meydana gelmiş olmasıdır. Ancak aracın ikinci el değerindeki düşüş tek başına tazminatın hak edilmesi için yeterli olmayıp;  ikinci en önemli şart olarak karşımıza çıkan husus tam kusurlu (%100 kusurlu) olunmaması gerektiğidir.

Aracının ikinci el piyasa değeri azalmış olan araç maliki (ruhsat sahibi) tam kusurlu değil ise; kusuruyla aracının değerinin azalmasına neden olan kişi ve/veya kurumlardan araç değer kaybı tazminatı talep edebilecektir. Araç yaşanan kazada %75, %50 veya %25 kusurlu sayılsa dahi, tam kusur durumu söz konusu olmadığından, araç değer kaybı tazminatı kusur oranında kazaya sebebiyet veren kişi ve/veya kurumlardan talep edilebilecektir.

Ancak meydana gelen kazada tam kusurlu bulunan (%100 kusurlu) araç, kasko poliçelerinde özel olarak düzenlenmiş klozlar (şartlar) hariç olmak üzere, ikinci el piyasasında değer kaybetmiş olsa dahi ruhsat sahibince araç değer kaybı tazminatı talep edilmesi mümkün değildir. Çünkü hukukun genel prensiplerinde kişilerin kendi kusurlardan yine kendilerine fayda sağlamaları dürüstlük kuralı gereği yasaklanmıştır.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Kimden Talep Edilebilir?

Araç değer kaybı tazminatının kimden talep edileceği kazanın meydana gelme şekliyle doğrudan bağlantılıdır. Meydana gelen kazaları sorumluların belirlenmesi bakımından üç başlık altında inceleyecek olursak; ilk başlık tek taraflı trafik kazaları, ikinci başlık iki taraflı trafik kazaları ve üçüncü başlık ise zincirleme trafik kazalarıdır.

Tek taraflı trafik kazaları, olarak tabir ettiğimiz tek bir aracın yer aldığı kazalarda kazanın oluşunda bazen sürücü tek başına kusurluyken bazen yol bozukluklarının, tabela eksikliğinin, vahşi hayvanların veya sahipli hayvanların kazaya sebebiyet verdiğine rastlanmaktadır. Tek taraflı trafik kazası araç sürücüsünün tam kusurundan meydana geliyor ise ruhsat sahibi araç değer kaybı tazminatını sürücüden talep edebilecektir. Ancak tek taraflı kazada sürücünün herhangi bir kusuru bulunmuyor ise kazaya sebep olan olgu tespit edilerek bu kusurun hangi kişi veya kurumdan kaynaklandığının tespit edilmesi gerekmektedir. Kusurlu kişi veya kurum tespit edildiğinde değer kaybı tazminatının kimden talep edilebileceği sorusunun cevabına bu şekilde ulaşılabilecektir.

İki taraflı veya çift taraflı olarak ifade ettiğimiz trafik kazaları, genelde iki aracın karışmasıyla meydana gelmektedir. Ancak bazen araç yerine yayalarında çift taraflı trafik kazasına sebebiyet vermesi mümkündür. Araç veya yaya fark etmeksizin iki taraflı trafik kazalarında Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuat doğrultusunda değerlendirme yapılarak hangi tarafın kusurlu olduğu tespit edilmektedir. Kusurlu bulunan taraf, kusuru oranında meydana gelen tüm zararlardan sorumlu olacaktır. Ve önemle belirtmek gerekir ki kanun koyucu trafik kazalarında sadece aracı idare eden sürücü yerine sürücüyle birlikte birden çok kişiyi meydana gelen hasar yönünden sorumlu kılmıştır. Örneğin iki aracın karıştığı trafik kazasında meydana gelen zararın tazmininde; kusurlu olan aracı idare eden sürücü, araç maliki (ruhsat sahibi) veya araç işleteni, sigortacı müştereken ve müteselsilen (hep birlikte) zararın tazmini yönünden sorumlu kılınmıştır. Dolayısıyla çift taraflı trafik kazalarında araç değer kaybı tazminatı kusurlu aracın sürücüsü, ruhsat sahibi veya araç işleteni ve sigorta şirketinden talep edilebilecektir.

Zincirleme veya diğer bir ifadeyle ikiden fazla tarafı olan trafik kazalarında, kusur tespiti yönünden süreç oldukça zorlayıcı olsa da araç değer kaybı tazminatının talep edileceği kişiler yönünden çift taraflı trafik kazalarına bir paralellik söz konusudur. Zincirleme trafik kazasında kusurlu bulunan araçların; sürücüleri, araç malikleri (ruhsat sahipleri) veya araç işletenleri ve sigorta şirketleri müştereken ve müteselsilen zararının tazmininde sorumlu kılınmıştır. Dolayısıyla çift taraflı trafik kazalarında olduğu gibi araç değer kaybı tazminatı zincirleme trafik kazalarında kusurlu araçların sürücüleri, ruhsat sahipleri veya araç işletenleri ve sigorta şirketlerinden talep edilebilecektir.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Talep Etme Süresi Var mı? Zamanaşımı Ne Kadar?

Araç değer kaybı tazminatı tanımını yaptığımız üzere bir maddi tazminat türüdür. Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesinde açıkça düzenlendiği üzere araç değer kaybı tazminatı talepleri tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda kaza tarihinden 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğramaktadır. Aynı kanun maddesinin ikinci fıkrasında ise bir istisnaya yer verilerek; cezayı gerektiren bir durumun varlığı halinde daha uzun bir zamanaşımı uygulanabileceği belirtilmiştir.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Araç değer kaybı tazminatının hesaplanmasında önceden belirli bir formülasyon uygulanmakta iken, Anayasa Mahkemesi’nin ilgili mevzuatı iptal etmesi sonucunda, artık Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiil hükümleri doğrultusunda değer kaybı tazminatı hesaplanmaya başlamıştır.

Yargıtay verdiği sistematik kararlarda haksız fiil kapsamında ortaya çıkan zararların tespitinde gerçek zarar ilkesini uygulayarak; zararın ortaya çıktığı tarihte mal varlığı değerinde meydana gelen gerçek zararın denetlenebilir şekilde hesaplanması gerektiğini dikte etmektedir.

Araç değer kaybı tazminatının hesaplanabilmesi için öncelikle aracın kaza tarihindeki, kaza meydana gelmemiş olsaydı, gerçek piyasa değerinin bulunması gerekmektedir. Ardından kazadan sonra onarılan aracın yine kaza tarihindeki gerçek piyasa değerinin tespiti yapılmaktadır. Sonuç olarak hesaplama kaza tarihi esas alınarak;

 [Aracın Kazadan Önceki Piyasa Değeri] – [Aracın Onarılmış Halinin Piyasa Değeri] = [Araç Değer Kaybı Tazminatı]

formülü ile yapılmaktadır.

Fakat bilirkişiler aracın kaza tarihindeki piyasa değerinin net olarak tespitini yapamadıkları durumlarda önce aracın rapor düzenleyecekleri tarihteki kaza öncesi durumu esas alarak kasko değeri ve piyasa değerini tespit etmektedirler. Ardından aracın yine rapor tarihindeki onarım görmüş halinin piyasa değerini bulurlar. Buradaki buldukları değerler ile araç değer kaybı tazminatını hesaplayan bilirkişiler; sonuç hesaplarını aracın kaza tarihindeki kasko değeri üzerinden doğru orantı kurmak suretiyle uyarlama yoluna gitmektedirler. Yapılan bu uyarlama hesapları denetlenebilir olduğu sürece mahkemelerce kabul görmektedir.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Ülkemizde meydana gelen kazaların ardından orijinal olmayan parçalarla ve kalitesiz işçilik ile onarım işlemlerinin yapılıyor olması veyahut aldığı hasardan sonra trafiğe tekrar çıkması tehlikeli olan araçların kusurlarının gizlenerek kısmen tamir edilmesi suretiyle tekrar piyasaya sürülmesi sonucunda ikinci el araç piyasasında ciddi bir güven sorunu oluşmuştur. Hatta şeffaflığın sağlanabilmesi amacıyla araçların karıştığı kazaları ve gördüğü onarımların daha kolay tespit edilebilmesi için Trafik Sigorta Bilgi Merkezi (TRAMER) kayıtları tutulmaya başlanmıştır.

Ancak TRAMER sistemi dahi, ikinci el piyasasındaki kusurları gizlenerek onarılmış gibi gösterilen araçların çokluğu nedeniyle, piyasadaki onarım görmemiş ve TRAMER kaydı bulunmayan ikinci el araçlara olan yönelimi engelleyememiştir. Doğal olarak onarım görmüş ve TRAMER kaydı bulunan araçların sahipleri araçlarının satış fiyatını ciddi oranda düşürmek zorunda kalmıştır. İkinci el araçların gördüğü onarım sonucu fiyatlarında yaşanan negatif değişim; araç değer kaybı tazminatının hukukumuzda kendisine önemli bir yer bulmasıyla sonuçlanmıştır.

Maalesef araç değer kaybı tazminatının hukukumuzda önemli bir yer bulması aynı zamanda insanların kandırılması ve haklarının ihlal edilmesiyle sonuçlanan bir takım girişimleri de doğurmuştur. Yasadışı yollarla kazaya karışan kişilerin bilgilerine ulaşan bir takım hasar danışmanlık şirketleri, kişilerden haksız vaatlerle vekâletnameler toplayıp; yüksek kesintiler yaparak kişilerin hakkı olan tazminatları gasp etmektedir. Araç değer kaybı tazminatları taleplerinde dolandırılmamak ve zaten uğranılmış olan zararın daha fazla artmaması için; sigorta hukuku alanında uzman bir avukat ile çalışılması hayati bir önem taşımaktadır.

Yazar: Av. Ethem Yurdakul